
Vajinismus, kadınlarda görülen cinsel bir işlev problemidir. Vajina girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmede acı ve ağrıya neden olması ya da bu sebeple cinsel birleşmenin hiç gerçekleşememesi şeklinde tanımlanabilir. vikipedi.
Benim mahalle arkadaşlarım olmadı hiç. Mahalle okuluna gitmedim ve o kültürde yerlerde yetişmedim çünkü.
Ortaokuldayken kuzenimi ziyarete giderdim. Onun mahalle arkadaşları vardı. Onlarla oturup konuştuğum zamanlar, cinsellik adına öğrendiğim, doğru-yanlış, ilk bilgilerin temelini oluşturur.
Friendfeed diye bir sosyal ağa üyeyim ben, orada mahalle baskısı üzerine epey tartışmalar yapıldı, tartışan taraflar yine de sosyolojik olarak bu kültürün bağrından kopmuş insanlar değil, o baskıyı dışardan yaşayanlar, aileden değil genelde.
Bu oturup konuştuğum kızlar, mahalle baskısını ta aileden alan, bunun korkusu ve kurallarıyla yetişmiş, hayatını buna göre yaşayan kızlardı. Yaşlar 14-15 civarı o sıralar.
Dışarıda herhangi bir şekilde bir çocukla görünmeleri yasaktı, hatta o mahallede bir disko vardı, onun yanından bile geçmeleri hoş karşılanmıyordu, kötü kız etiketi yememek istiyordu hepsi, çünkü geri dönüşü dayak, evden çıkma yasağı, hatta evde tek başına kaldıkları zamanlarda kapının üzerlerine kilitlenmesi oluyordu (ciddiyim).
Hatta bir babanın gazabına uğramış bir aile o dönemlerde 5.5 lik bir sarsıntıda evde mahsur kalmış, kadın panik atak yüzünden hastanelik duruma gelmişti. -anektod-
İşte böyle bir ortamda, bu kızlar, cinsel ilişkiye ilk giriş zamanında acının en az nasıl yaşanacağı hakkında ansiklopedik bilgiye sahiptiler. (belirtmeliyim ki o sıralar neredeyse hiçbir evde internet yoktu, cinsel ansiklopedi serilerinin de o evlere girdiğini pek zannetmiyorum:)
Daha bıyıklarını almalarının yasak olduğu zamanlarda ilk gece korkusunun üzerine saatlerce konuşur, büyük bir penisin yaratacağı acı ve ızdırap konusunda tartışmalar yapardık.
Ben hiçbir şey bilmezdim tabi, onlardan duyduklarımı onlara satardım genelde.
Seks, her zaman için acı dolu bir olay olarak konu olurdu. Erkekler çok büyük zevk alır, kadınlar her zaman acı duyardı. İlk gece sonrasında da, penisin vajinaya yavaş ya da hızlı giriş durumuna göre de acı yaşanırdı. Kesin bir bilgiydi bu, hepimiz mecbur yaşayacaktık.
Çok fazla seks yapan kadınlar ise falloş kıvamına gelip sevişmekten hiçbir zevk almazlardı. Ortası yoktu bu işin, ya acı çekecektin, ya şişme bebek olacaktın.
Benim ortaokul yıllarım, neyse artık, evlenmeme çok var nasılsa diye endişelenmeden geçti (ilk vereceğim erkek kocam olacaktı çünkü, aksini düşünmezdim). Ha bir de kim benimle evlenmek ister gibi ayrı bir evde kalma korkum vardı ki, o konuya hiç değinmeyeyim şimdi.
Aradan zaman geçti, bu konular okulda da konuşulmaya başlandı, yavaş yavaş büyüyor, regl oluyor, fındık kadar memelerimize südyen takmaya başlıyorduk. Ama okul ortamında da, -mahalle kültüründen gelmeyen bir topluluktu o da- sevişmek=acı idi. Konuşulanlar softlaşmamıştı, aynı hard core acı çekilecek, belki ilk gece hastanelik olacak, belki de yavaş yavaş acıya dayanarak bu süreci günlere yayacaktık. Ama ille yaşayacaktık bunu, kaçınılmaz gerçek.
Bu arada zaman ilerliyor, benim hem vaktimin daraldığı hissi, hem de çok seversem birine veririm fikri kafamda oluşmaya başlıyordu. Üniversite yıllarında çok seversem birine verecektim, ilk gün milk gün, asiydim, başederdim.
Artık seks konusunda daha doğru bilgilere, nasıl yapıldığı hakkında da teorik olarak pörfekto kıvama, masturbasyon konusunda da beginner seviyesine ulaşmıştım. Ama o sıralar masturbasyon aşırı ayıp, aşırı olmaması gereken bir şeydi. Yaparken suçluluk duygusu yaşıyordum biraz.
Hala intermediate değilim bu konuda. Az pratik yapıyorum. Bu ayıp duygusunun kalıntıları sanırım.
Üniversite yılları. Artık seversem veririmden, ver de kurtul seviyesine atlamıştım. Bir an önce kurtulmam gerekiyordu, yeterdi artık. Çevremde arkadaşlarım sapır sapır kadın oluyordu. "kız" olmaktan utanır hale gelmiştim. Doğru zaman olayına inanırım ben. Doğru zaman gelmişti, doğru kişiyi bulmaktaydı sıra.
Doğru kişi sana bu konuda anlayış gösterecek, acı çekersen bu konuda sana mümkün olan yardımı yapacak erkekti. Doğru kişi diye bir şey yoktu yani.
Benim ilk regl dönemimden beri ağrılarım çok fazladır. Duvarları tırmalarım, o derece. Bu sorun için doktora gittiğimde, "kanalların dar, evlen, geçer" bilgisini edinmiştim o sıralar.
Evlenince kanallarım genişleyecekti, ama tam sıçmıştım, zaten yeterince acı verici bir olayın en bahtsızlarından biriydim ben. O kanal ne boksa, bende dardı. Umarım yeterince büyük bir penise denk gelmezdim.
Üniversite yıllarına geri dönelim.
Sonunda birine verdim, kurtuldum.
Kanallarım dardı ya, yine epey şanslı! bir insan olarak ilk verdiğim adamın hayvani bir penisi vardı, ben bunu onunla sevişmeden önce oral seks yaparken keşfetmiştim. Ama bu yola gönül koymuştum, artık geri dönüşü yoktu, olacaktı bu iş. Bu tehditler beni yıldıramazdı, asiydim ben.
Acıdı mı, evet, yalan söylemeyeceğim, epey acıdı.
Ama hastanelik olmadım, geceler boyu yapmak için alıştırmalarda bulunmadım, daha küçük penisli birini aramadım, sevişmenin hızını kendime göre ayarlamaya gerek duymadım, kitlenmedik, kemiklerim kırılmadı ya da kalıcı başka ne boksa, o söylentilerin hiçbiri olmadı. Oldu, bitti, en fazla da 15 dakika sürdü bu durum.
Sonra kurtuldum, kadın oldum.
Olabilecek en büyük penisle, olabilecek en dar "kanala" sahip, duyabileceği en manyakça şehir efsaneleri ile büyüyen bir kız çocuğu, o gece kadın oldu.
Burdan tüm kızlara söylüyorum, daha kötü ne olabilirdi:)
Köşe mahalle lafları ile, okuldaki seks kaynatmaları ile beyni yıkanan bireyler olarak yetiştirildiğimiz için, bizi seks konusunda bilinçlendirmemek için elinden gelen herşeyi yapan güzel toplumum için, masturbasyonun kaka olduğunu beynimize sokan allahın belası kültür için kocaman bir nah çekiyorum.
Hastalıklı bir nesilsek, bir sebebi var, o da sizsiniz, beynimizi dolması gerekenlerle değil, olmaması gerekenlerle doldurup, bizi ruh hastası, histerik, paranoyak hale getirdiniz.
Ne seksin yaşamın en doğal ihtiyaçlarından bir olduğunu söylediniz, ne de sevişmenin günah olmadığını.
Bu yüzden hep korkutuldu bünyeler, korku, insanları kontrol altına almak için başvurulan ilk yoldur. Dinde de durum budur.
Kültürel normlarla dolan kuşbeyinlerimiz, ilk vermemiz gereken kişinin kocamız olduğuna şartlandırdı bizi, neyse ki, oturup üzerine düşününce saçmalığını farkedenler çıktı aramızdan.
Sizin elinize kalsaydık, daha çok manyak olacaktık da, benim gibiler kaçtık elinizden, kurtulduk.
Oh iyi ettik.
Düzenli bir seks hayatı olan, istediği herkesle yatan bir kadınım ben artık.
Onca korku dolu efsane, histerik düşünceler, bir de bahtsızlık beni vurmadı, ama bu ülkede yaşayan binlerce zavallı yaşıtımı hala vuruyor, bu konular hala korku ile kontrol altında tutulup, tu kaka ile uzaklaştırılıyor bünyelerinden.
Doğal ve içgüdüsel bir ihtiyacın bu derece bastırılması, sadece dişinin değil, erkeğin de sayko olmasını sağlıyor elbet. Ama bu yazının konusu bu değil, başka bir zaman değinirim buna da.
Demem o ki, sevişin arkadaşlar. Yaşadığınız acı her ay regl olduğunuzda çektiğinizin bir gıdım fazlası olacak belki ama, kazanımlarınızı düşündüğünüzde, gözün görmeyeceği kadar yavan bir bedel bu.